Mandırada başlayan ve altı ay süren mağara olgunlaşma sürecinin ardından Niğde’deki mağaralarda üretilen sekiz çeşit peynir, gördüğü yoğun ilgi nedeniyle yok satıyor.
Peynir üreticisi Recai Erbişim, yurt içi ve önemli market zincirlerinden gelen talepleri karşılamakta zorlandıklarını, kapasite artırımıyla birlikte gelecekte ihracat yapmayı hedeflediklerini dile getirdi.
6 AYDA OLGUNLAŞIYOR
Peynir üreticisi Recai Erbişim’in, kendi çiftliklerindeki sütleri değerlendirmek amacıyla başlattığı Ar-Ge çalışmaları, bugün Fransa'nın dünya çapındaki Roquefort peyniriyle yarışan tescilli lezzetlere dönüştü.
Niğde’de oyma tüf mağarada 6 ay boyunca olgunlaştırılan ve aralarında NATO zirvesinde liderlere sunulan Niğde Mavisi'nin de yer aldığı sekiz çeşit peynir, Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor.

FRANSA'DAKİ ÜNLÜ MAĞARALAR ÖRNEK ALINDI
Kendi çiftliklerinde ürettikleri sütleri değerlendirmek için yola çıktıklarını belirten peynir üreticisi Erbişim, Fransa'daki Roquefort peynirlerinin olgunlaştığı mağaraları incelediklerini ifade etti.
Kapadokya bölgesindeki patates ve limon depolarının söz konusu mağaraların sıcaklık, nem ve küf değerlerine birebir uyduğunu fark ettiklerini belirten Erbişim, Fransız üreticilerin dünyaya milyarlarca avroluk satış yapabildiğini görerek bu yola çıktıklarını kaydetti.

NİĞDE MAVİSİ NATO ZİRVESİNDE LİDERLERE SUNULDU
Sekiz çeşit peynirden biri olan Niğde Mavisi’nin Ankara’da gerçekleştirilen NATO zirvesinde liderlere sunulduğunu söyleyen Recai Erbişim, "Şu anda 8 çeşit peynirimiz var. Bu peynir üretim süreci bundan 6 yıl önce Ar-Ge çalışmasıyla başladı. O dönemki Valimiz Sayın Yılmaz Şimşek Bey'in yardımlarıyla, izinleriyle bize burada bir tane mağara verdi Ar-Ge çalışması yapabilmemiz için. Öyle başladık biz bu işe. Eşim, ben ve kızımla beraber üretiyoruz. 3 tane de bize yardımcı elemanımız var. Toplam 6 kişi yapıyoruz. Niğde Mavisi peynirimiz şu anda çok meşhur, ünlendi. NATO zirvesinde de liderlere de sunuldu. Sonra Niğde Beyazı peynirimiz var. Kütük peynirimiz var. Kapadokya Mağara peynirimiz var. Obruk Kaşar peynirimiz var. Obruk Tulum peynirimiz var, Niğde Mavisi Deri Tulum peynirimiz var. Onu da derinin içinde küflendiriyoruz. Bir de Tabal peynirimiz.” ifadelerini kullandı.

PEYNİRLER TİTİZ SÜREÇTEN GEÇİYOR
Peynirlerin çok aşamalı ve titiz bir süreçten geçtiğini vurgulayan Erbişim, üretim süreciyle ilgili bilgiler verdi.
Erbişim, “Çok aşamalı bir süreç. Öncelikli olarak mandıramızda peynirlerimizi üretiyoruz. Tabii her peynirin kendine özgü bir reçetesi var. Üretim reçetesi var. Burada mandıramızda ürettikten sonra peynirlerimizi buraya getiriyoruz. Burada bezleyip kasalara diziyoruz. Toplamda yani 6 ay gibi bir zaman sürecinde peynirimiz öncelikli olarak ilk aylarda beyaz bir küf kaplıyor üzerini. Sonra bu mavimsi, yeşilimsi bir renk alıyor. En sonda da kırmızı renk alıyor. Şurada görüldüğü gibi bu renk artık o peynirin olgunlaştığı anlamına geliyor. Tabii biz yine tadına ve kokusuna da bakıyoruz, dokusuna da bakıyoruz. En son kararı öyle veriyoruz. Niğdeliler peyniri tüketiyor. En çok burada Niğde Mavisi peynirimiz tüketiliyor. Özellikle Tabal Gastronomi Evi'nde de belediyenin Tabal Mavisi diye bizim Niğde Mavisi peynirimizden yapmış oldukları bir pide var. O çok tutulan, çok sevilen bir pide oldu. Burada da aynı zamanda orada da peynirimiz satılıyor."

YOĞUN TALEP VAR
Ürettikleri tüm ürünleri kısa sürede tükettiklerini ve talebe yetişmekte zorlandıklarını dile getiren Erbişim, şu anda Türkiye'nin her yerine ürün gönderdiklerini ancak yeterli kapasite olmadığı için yurt dışına ihracat yapamadıklarını belirtti.
Önemli market zincirlerinden gelen talepleri dahi karşılayamadıklarını söyleyen Erbişim, peynirlerin 6 ay boyunca mağarada olgunlaşmasının ciddi bir sermaye gerektirdiğini, kapasiteyi artırdıkları takdirde rahatlıkla ihracata başlayabileceklerini vurguladı.





