yandex

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 681

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 683

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 686

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 691
YAŞAR KAPLAN | | Köşe Yazıları | Niğde Anadolu Haber
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 694

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 697

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 700

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 701

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 702

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 705

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 706

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 708

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 709

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 710

Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/section/meta_title.php on line 711
  • DOLAR
    42,4377
    %0,01
  • EURO
    49,3274
    %0,33
  • G. Altın
    5.666,78
    %-0,26
  • Ç. Altın
    9.241,24
    %0,00
  • BIST
    10.874
    0
  • BITCOIN
    91,861.998
    1.29
  • ETHEREUM
    3,049.738
    0.43
  • DOLAR
    42,4377
    %0,01
  • EURO
    49,3274
    %0,33
  • G. Altın
    5.666,78
    %-0,26
  • Ç. Altın
    9.241,24
    %0,00
  • BIST
    10.874
    0
  • BITCOIN
    91,861.998
    1.29
  • ETHEREUM
    3,049.738
    0.43
<br />
<b>Warning</b>:  Trying to access array offset on value of type bool in <b>/home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/kose_yazisi_detay.php</b> on line <b>3</b><br />


Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/kose_yazisi_detay.php on line 28


Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/anadlhaber/domains/nigdeanadoluhaber.com.tr/public_html/kose_yazisi_detay.php on line 43
Yazarın Tüm Haber Yazıları(16)

YAŞAR KAPLAN

: 20-05-2025



(Yaşar Kaplan)

(1952 – 2023)


Üstadın isminin önüne bir unvan koymak istesek; yazar, şair, editör, düşünür, fikir insanı, çevirmen ve daha birçok unvan koyabiliriz. Çünkü Yaşar Kaplan ömrünü inandığı değerlere adamış vatanını ve milletini çok seven bir Türkiye sevdalısıydı.


1952 senesinde Anadolu’nun bozkırında, Niğde’nin Kayırlı köyünde sade bir rençper ailenin evladı olarak dünyaya geldi. 1950’li yılların Türkiye’sinde, şehir merkezine uzak bir kırsalda ve imkânsızlıklar içerisinde dünyaya mâl olan bir fikir adamı olabilmek kolay bir şey değildir. Öğrenimine kendi köyündeki ilkokulda başladı. O dönemin imkânlarında şartları zorlayarak Ortaokulu ve liseyi Kayseri İmam Hatip Lisesinde tamamladı. Daha o dönemlerde gelecek vadeden zeki bir öğrenci olduğu belli olmuştur. Okuma ve yazma aşkı onu daha çok öğrenmeye itmiştir. 1970’li yılların ortalarına gelindiğinde Yaşar Kaplan üniversite öğrenimine başlayacaktır. O yıllarda Türkiye’de sağ-sol çatışmaları ve öğrenci olayları vardır. O dönemde üniversite öğrenimi yapmak oldukça zordur. Bir kesime tabii olacaksınız ve onların himayelerinde öğreniminize devam edeceksiniz. Öğrenci olaylarından dolayı her an başınız belaya gidebilir. Polisler tarafından gözaltına alınmanız an meselesidir. Öğrenciler ideolojileri için ve daha aydınlık bir Türkiye için eylemler yapmaktaydılar. Ancak eylemleri yapanların hemen hemen hepsi kırsaldan büyükşehirlere gelmiş Anadolu evlatlarıydı. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun dile getirdiği gibi meydanlarda hep Anadolu’nun yoklukla mücadele eden evlatları vardı. İşadamlarının, milletvekillerinin ve bürokratların çocukları hiç görülmedi o meydanlarda. Seksen askeri darbesiyle birlikte hapse girdiklerinde aynı koğuşta yatanlar gördüler ki sağcısı da solcusu da birbirlerine benziyordu. İki kesimin de tek derdi daha yaşanabilir bir Türkiye idi. Yıllar geçtikten sonra toz bulutları dağıldı ve ülkeyi karışıklığa sürüklemek isteyenler Anadolu’nun saf ve temiz evlatlarını birbirine kırdırmıştı. 


Yaşar Kaplan işte böyle bir dönemde üniversite tahsilini tamamladı. Tarihler 1979 yılını gösterdiğinde İngiliz Dili ve Edebiyatı ile Amerikan Dili ve Edebiyatı Tarih Bölümlerinde yükseköğrenimini tamamladı. Yaşar Kaplan öğrencilik yıllarında bir yandan da çalıştı. Sırasıyla Diyanet İşleri Başkanlığında, İller Bankasında, Türkiye Zirai Donatım Kurumunda ve Mila Haber Ajansında öğrenimi devam ederken çalıştı. Üniversite mezuniyeti ile birlikte Devlet Planlama Teşkilatında tercüman olarak görev yapmaya başladı. Daha üniversite öğrencisiyken kurduğu “Aylık” dergisinin 1988 yılına kadar genel yayın yönetmenliğini sürdürdü. Yine aylık “Meydan” dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. 1985 yılında yayımladığı “Demokrasi Risalesi” isimli eserinden dolayı yargılandı ve üç yıla yakın bir süre cezaevinde kaldı. 1980 darbesiyle birlikte Türkiye’de düşünmek ve fikirlerini yazmak son derece tehlikeli bir şeydi. Düşündüğünüz için ve yazdığınız için başınız belaya gidebilir ve sonunda cezaevine atılabilirdiniz. Özellikle 28 Şubat süreci de böyle geçti. Yaşar Kaplan’da düşünmenin ve fikirlerini yazmanın bedelini hapis cezasına çarptırılarak ödedi. Hapis cezası bitince bir dönem “Akit” gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Yazıları ve fikirleri birçok gence ilham verdi. Birçok genç onu rol model alarak onun yolundan yürüdü. Takvimler 2001 yılını gösterdiğinde Yaşar Kaplan üzerinde baskılarda çoğalmaya başladı. Bu baskılar ve tekrar cezaevine girme ihtimalinden dolayı çok sevdiği vatanından ayrılarak Almanya’ya gitmek zorunda kaldı. Almanya’da en çok sevdiği işi yapmaya devam etti. Onun en çok sevdiği iki şey vardı. Biri okumak diğeri ise yazmaktı. Çok iyi bir okuryazardı.

Yetmiş Bir yıllık ömrüne birçok eser sığdırdı. Bu eserler bedeni ölse de onu ölümsüz yaptı. İsmini yıllarca ve asırlarca yaşatacak eserler yazdı. 

Dönemeçler, Birinci Kitap, İkinci Kitap, Sıfırüç Depremleri ve Canhıraş isimlerinde 5 ayrı hikâye kaleme aldı. 

İzdüşüm, Demokrasi Risalesi, İran’a Nasıl Bakmalı, Mücahide Mektuplar, Açıl Susam Açıl, Bir Şenliktir İnkılap, Vatan Millet Sakarya Üstüne Düşülmüş Notlar, Devrim ve Terbiye, Kalem ve Kelepçe, Hz. Ali, Siyaset Bilinci, Günümüz Yezidiliği, Ademce ve Düşüncenin Temel Dinamikleri isimlerinde toplam 14 adet deneme ve inceleme kitabı yayınladı.

Giriş ve Çıkışlar (Anı), Yazışmalar (Mektup), : İdris'in İdris (Roman) gibi farklı eserlerde kaleme aldı.

Ayrıca Malcolm X (Alex Halley), İslâm Ekonomi Düşüncesi (M. N. Sıddıkî), Yarınki İslâm (Abdülkadir es-Sufi) gibi çeviri eserleri mevcuttur.

Yetmiş yaşına girdiğinde Pankreas Kanseri teşhisi kondu. Yaklaşık bir yıl kanser tedavisi gördü. Takvimler 7 Ocak 2023 gününü gösterdiğinde Almanya’nın Köln şehrinde bir hastanede 71 yaşında vefat etti. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçok devlet adamı cenazesinin Türkiye’ye getirilmesi için çalışma başlattı. Cenazesi Türkiye’ye getirilerek Ankara’da Hacı Bayram Veli Camiinde cenaze namazı kılındı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından özel izin verilerek Taceddin Dergâhına defnedildi. Cenazesine birçok devlet adamı, yazar, şair ve düşünür katıldı.

Üstat,

Şimdi ardından diyoruz ki bir Yaşar Kaplan geçti bu dünyadan. Ömrün çile çekerek, verdiğin her nefesin bedelini ödeyerek geçti. İdeolojini ve fikirlerini, ciğerlerini dolduran bir nefes gibi içine çektin. Davanı hücrelerine kadar işleyerek yaşadın.

Türk-İslam davasının ismini dahi ağızlara alınamayan bir dönemde köşe yazıları yazmak, dergiler çıkarmak, kitaplar yayınlamak her baba yiğidin harcı olmayan şeylerdi. Ve bunları yapmak yürek isterdi. Bedel ödemenin ne olduğunu biz sizlerden öğrendik üstat. Aman başımıza bir iş gelir mi diye konuşmaktan korkanlar vardı. Bir de zincirleri kırarcasına gökyüzüne haykıran sizin gibi cesur yürekler vardı. Sizlerin elleri değil ayaklarınızın altı öpülür.

Şahittir mahkeme duvarları dava adamı olduğuna, şahittir soğuk hapishane duvarları fikirlerini yürekten yüreğe yaydığına. Şahittir mahpushanedeki karyola, sandalye ve masa korkunun ve vazgeçmenin sana göre olmadığına. O duvarlar daha nice acılara, ıstıraplara şahit oldu. Kapalı görüşlere, açık görüşlerdeki sevince ve heyecana, görüşler biterken hüzünlere şahit oldu. Ailesinden bihaber acaba nasıllar kaygısını yaşayanlara şahit oldu. Çocuklar mı hasta, geçiniyorlar mı, acaba başlarında bir dert mi var kaygılarını defalarca yaşadılar. Hep aynı mekânda, hep aynı insanları görmenin huzursuzluğunu yaşadılar.

Müslüman bir ülkede, Müslümanlığı yazarken, konuşurken ceza almanın ve gayrimüslim bir ülkede 20 yılı aşkın gurbette hayatını idame ettiren bir dava adamısınız. Kendi ülkesinde fikirlerini yazamayıp, gayrimüslim bir ülkede fikirlerini rahatça yazan bir fikir insanısınız. 

Sizler bu davanın meşalesini yaktığınızda çok az kişilerdiniz. İmkânlarınız kısıtlıydı. Yaptığınız her işin bedelini çok ağır ödüyordunuz ve bu sizi daha çok perçinliyordu. Yeri geldi insanlar sizlere selam vermekten dahi çekindiler. Başları belaya gider diye korktular. Buna rağmen sizler davanızın maneviyatını öyle özden yaşadınız ki toprağa atılmış tohum oldunuz, filizlendiniz ve sizler sayesinde değişti iklimler. Bugün ki iklimi siz değiştirdiniz. Bugün ki iklim ki artık mevsim bahar olmuş. Dün değil yazmaktan, konuşmaktan dahi korkanlar sıcak odalarında dava edebiyatı yapmıştırlar. Acaba siyasette veya bürokrasi de bir makam kaparız diye ballandıra ballandıra Türk-İslam medeniyetine methiyeler diziyorlar. Lakin sizler dün maneviyatınla özden savunduğunuz davanın neferliğini bu gün özünde davayı yaşamayan şeklen davacı görünenler doldurmuştur. Oysaki artık sayılarımızda fazla, sizler gibi bir avuç insan da değiliz. Fakat neden yok sizlerdeki öz bizde. Bizde sadece şekil var sizler gibi görünmeye çalışıyoruz ama görüntümüz size benzese de içimiz size benzemiyor. Görüntümüz farklı ruhumuz farklı bir hâl almıştır. Yoksa devrin insanları bizi güçlü gördüler de bizden yana mı oldular şimdi? Gerçek dava insanları ötekileştirildi de özden dava insanlarının yerini şekilciler mi aldı?

Ahirete intikal ederken ebedi istinatgâhınız Tacettin Dergâhı oldu. Cenaze namazınız Hacı Bayram Veli Camiinde kılındı. Artık sizler bu memleketin ortak değersiniz. Tacettin Dergâhında cansız bedeniniz yatsa da eserlerinizle ölümsüzleştiniz.


  


HAFTAYA, ZEYNEL ABİDİN ÖZMEN






Copyright © 2023 Tüm Hakları Saklıdır Dada Medya
Web Tasarım - Sosyal Medya Yönetimi - Reklam Ajansı - Video Çekim - Grafik Tasarım - Niğde Ajans