Yüzlerce yıllık kültürel mirası yaşatma gayesiyle hareket eden Yılmaz, evinin bodrum katında oluşturduğu 95 metrekarelik alanda yaklaşık 3 bin parçalık özel bir müze kurdu.

Babasından kalan radyo ve fenerle başladı

Nostalji merakının 35 yıl önce babasından kalan bir radyo ve el feneriyle filizlendiğini belirten Yılmaz, "Babamdan kalan bir radyomuz ve fenerimiz vardı. Onlarla başladım. Sonra eski eşyalara karşı sevgim daha da arttı. Gittiğim her yerde toplamaya başladım. Ahırlardan, samanlıklardan çıkardığım eşyalar oldu. Getirdiğim her parçanın temizliği ve tamiriyle günlerce uğraşıyorum" şeklinde konuştu.

"Çöpe atıldığını duyunca üzülüyorum"

Topladığı eşyaları özenle temizleyip onararak sergileyen Yılmaz, geçmişe verilen değere dikkat çekerek, "Birisi ‘Bende de vardı, çöpe attım’ dediğinde çok üzülüyorum. Çünkü bunlar dedelerimizden, nenelerimizden kalan geçmişimizin parçaları" ifadelerini kullandı.

Koleksiyonuna ilk olarak küçük bir odada başladığını ifade eden Yılmaz, zamanla mekanın yetersiz kalması üzerine evinin altındaki 95 metrekarelik alanı kullandığını, ancak günümüzde buranın da dolması sebebiyle eşyaları tavana kadar istiflemek zorunda kaldığını kaydetti.

Emin Özcan Altuncu toprağa verildi
Emin Özcan Altuncu toprağa verildi
İçeriği Görüntüle

Ziyaretçilerden ücret talep etmiyor

Türkiye'nin dört bir yanından gelen misafirleri ve özellikle üniversite öğrencilerini ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Yılmaz, kapısının herkese açık olduğunu vurguladı. Müzeyi gezmek isteyenlerden herhangi bir ücret almadığını belirten Yılmaz;


"Para almak bize yakışmaz. Buyursunlar gelsinler, görsünler, tanışalım, bir kahvemizi içsinler. Tek isteğim geçmişimizi gelecek nesillere daha fazla tanıtabilmek" dedi.

Kaynak: İHA