İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarındaki finansal hareketliliğe yönelik başlatılan kapsamlı fon soruşturması, siyaset ve finans çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Yürütülen soruşturma dosyası kapsamında, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan isimler arasında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya da yer aldı. Savcılıkta tamamlanan ifade işlemlerinin ardından Kaya, adli makamlarca üst düzey suçlamalarla nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Hakimlik tarafından yapılan değerlendirmeler neticesinde Kaya’nın tutuklanmasına karar verildi. Bu gelişme, soruşturma aşamasında uygulanan hukuki bir koruma tedbiri niteliği taşımakta olup, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararını temsil etmiyor.
HANGİ SUÇLAMALAR YÖNELTİLDİ VE GEREKÇELER NELER?
Soruşturma makamlarının hazırladığı sevk yazısında, Fatma Betül Sayan Kaya hakkında iki temel suçlamaya yer verildi. Dosyada “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” iddiaları öne çıkarıldı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından hazırlanan resmi raporda, Kaya’nın ilgili sermaye piyasası aracının fiyatını ve yatırımcı kararlarını doğrudan etkileyebilecek nitelikte, henüz kamuoyuyla paylaşılmamış bilgilere sahip olduğu yönünde tespitler bulunduğu vurgulandı.
Ayrıca savcılık, şüphelinin kaçma ve delilleri karartma şüphesinin bulunması ile mevcut aşamada adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacak olması gerekçeleriyle tutuklama talep etti. Yargı süreci bütün bu iddialar ışığında titizlikle sürdürülüyor.
OZATD HİSSELERİ VE 16 EYLÜL VİRMAN İŞLEMİNİN DETAYLARI
Soruşturmanın ana omurgasını Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret AŞ’nin OZATD kodlu hisselerinde gerçekleştirilen sıra dışı işlemler oluşturuyor. SPK raporları ve KAP verilerinin incelenmesi sonucunda, Tera Grubu bünyesinde OZATD hisselerinde yoğun alımlar yapıldığı tespit edildi.
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre Fatma Betül Sayan Kaya, söz konusu hisseleri 2026 yılının nisan ayında portföyüne dahil etti. Hissedeki yukarı yönlü fiyat hareketliliğinin de tam bu dönemde başlaması dikkat çekti. Kaya, elindeki hisseleri 16 Eylül tarihinde Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'ye virman yöntemiyle devretti. Bu işlemin en kritik yönü, fonlarla ilgili resmi tasfiye kararının alınmasından yalnızca bir gün öncesine, yani 17 Eylül tarihine denk gelmesi oldu. Soruşturma birimleri, bu zamanlamayı Tera Grubu yöneticileriyle yapılan görüşmelerle birlikte değerlendirerek şüphelinin tasfiye kararından önceden haberdar olduğu ihtimali üzerinde yoğunlaştı.
T+2 VE T+0 SİSTEMİ NEDEN GÜNDEMDE?
Dosyada yer alan teknik detaylardan biri de takas süreçleri oldu. Normal şartlarda T+2 takas sistemine tabi olan OZATD hisse satışlarında sürecin iki iş günü içinde tamamlanması gerekiyor. Ancak savcılık tespitlerine göre, Kaya’ya ait hisseler virman yoluyla T+0 mantığıyla elden çıkarıldı ve satış bedeli aynı gün içinde hesap aktarıldı. Bu uygulama biçimi ve zamanlama uyumu, soruşturma makamları tarafından şüpheli bulunan finansal hareketler arasında gösterildi.
TERA GRUBU BAĞLANTISI VE DİĞER ŞÜPHELİLER
Soruşturma derinleştikçe Tera Grubu yöneticileriyle olan temaslar da dosyaya girdi. Fatma Betül Sayan Kaya, ifadesinde Tera Grubu yöneticilerinden Erdin Özel ile geçmişe dayalı bir tanışıklığı olduğunu ve yatırım sürecinde iletişim kurduklarını belirtti. Ayrıca Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile de görüştüğünü ifade eden Kaya’nın, Tera Grubu bünyesinde yatırım hesabı açtığı işlem kayıtlarıyla doğrulandı.
Operasyon ve soruşturma dalgasında yalnızca Fatma Betül Sayan Kaya yer almadı. Kaya’nın eşi İlyas Kaya da şüpheli sıfatıyla ifade verdi ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı ile imza atma yükümlülüğünü içeren adli kontrol tedbirleri uygulandı. Benzer şekilde eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül de savcılık işlemlerinin ardından benzer adli kontrol şartlarıyla serbest bırakıldı. Fon soruşturmasındaki tüm bu finansal ve hukuki gelişmeler çok yönlü olarak takip ediliyor.




