Niğde, Kayseri ve Adana sınırları içerisinde uzanan dağ silsilesi, 3 bin metrenin üzerindeki 50’den fazla zirvesiyle hem profesyonel dağcılara hem de doğa sporlarına ilgi duyanlara farklı rotalar sunuyor.

Sarp kayalıkları ve zorlu parkurlarıyla dikkat çeken Aladağlar’da teknik kaya tırmanışından trekkinge, kampçılıktan dağ bisikletine ve yamaç paraşütüne kadar çok sayıda doğa sporu gerçekleştirilebiliyor.

Türkiye Dağcılık Federasyonu ve çeşitli dağcılık kulüplerinin eğitim ve etkinliklerine de ev sahipliği yapan bölge, bu özellikleri nedeniyle dağcılar arasında “Dağcılığın Okulu” olarak anılıyor.

50’den fazla zirve farklı seviyelere hitap ediyor

Türkiye Dağcılık Federasyonu Niğde İl Temsilcisi Yusuf Biltekin, Aladağlar’ın Niğde açısından önemli bir turizm değeri taşıdığını belirtti.

Bölgenin çok geniş bir coğrafyaya yayıldığını ifade eden Biltekin, farklı zorluk seviyelerindeki zirvelerin hem deneyimli dağcılara hem de yürüyüş tutkunlarına hitap ettiğini söyledi.

Biltekin, Aladağlar’da gerçekleştirilen faaliyetleri şöyle sıraladı:

Anadolu Dostluk Rallisi Niğde yolunda
Anadolu Dostluk Rallisi Niğde yolunda
İçeriği Görüntüle

“Duvar tırmanışları, kamp ve trekking etkinlikleri, günübirlik yürüyüşler, zirve tırmanışları, bisiklet, dağ bisikleti, at binme ve yamaç paraşütü gibi birçok spor burada gerçekleştiriliyor. 3 bin metrenin üzerinde 50’den fazla zirvemiz bulunuyor. Bunların bazıları teknik tırmanış gerektirirken bazılarına yürüyüş rotalarıyla ulaşılabiliyor.”

Büyük Demirkazık, Kızılkaya, Kaldı, Vayvay Torasan ve Sulağankaya gibi zirvelerin ip ve teknik tırmanış gerektirdiğini aktaran Biltekin, diğer zirvelere ise trekking rotaları üzerinden ulaşılabildiğini dile getirdi.

Yedigöller’de ilkbahar ve yaz aylarında göller çoğalıyor

Aladağlar’ın doğal güzellikleri yalnızca zirveleriyle sınırlı değil. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında kar ve buzulların erimesiyle yüksek kesimlerdeki göllerin su seviyeleri yükseliyor.

Biltekin, 3 bin metrenin üzerindeki Yedigöller Platosu’nda bazı dönemlerde yaklaşık 40 gölün oluştuğunu belirterek, bu göllerin büyük bölümünün buzul gölü niteliğinde olduğunu söyledi.

Yağış miktarının göllerin oluşumu ve kalıcılığı üzerinde etkili olduğunu ifade eden Biltekin, bölgenin uzun mesafeli dağ yürüyüşlerine de imkan sağladığını belirtti.

Aladağlar’da düzenlenen Trans Toros etkinliklerinin farklı başlangıç ve bitiş noktaları arasında gerçekleştirilebildiğini anlatan Biltekin, bu rotalarda yürüyüşün yanı sıra çeşitli zirve tırmanışlarının da yapıldığını kaydetti.

Bölgenin zirveleri, gölleri ve doğal yapısının özellikle yabancı doğaseverlerin de ilgisini çektiğini vurgulayan Biltekin, Aladağlar’ın uluslararası ölçekte önemli bir doğa turizmi destinasyonu olma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.

“Bir haftada birden fazla zirve yapılabiliyor”

Yaklaşık 15 yıldır dağcılıkla ilgilenen Cavit Ünlü de Aladağlar’ın diğer yüksek dağlardan farklı bir yapıya sahip olduğunu söyledi.

3 bin metrenin üzerindeki 50 zirvenin yaklaşık 30’una tırmandığını belirten Ünlü, Aladağlar’daki zirvelerin birbirine yakın olmasının bölgeyi dağcılar açısından özel hale getirdiğini anlattı.

Ünlü, “Erciyes veya Ağrı Dağı tek bir kütle şeklinde öne çıkıyor. Aladağlar’da ise 3 bin metrenin üzerinde 50’den fazla zirve bulunuyor. Zirvelerin birbirine yakın olması sayesinde uygun programla bir hafta içerisinde birden fazla zirveye tırmanmak mümkün” dedi.

Bölgedeki konaklama ve kamp imkanlarının da turizm açısından avantaj sağladığını belirten Ünlü, yerli ve yabancı ziyaretçilere yönelik rehberlik ve ekipman imkanlarının bulunduğunu söyledi.

Yeni başlayanların da tercihi

Aladağlar, yalnızca profesyonel dağcıların değil, bu spora yeni başlayanların da ilgisini çekiyor.

Dağcılığa yeni başlayan Elif Su Ören, 31 Temmuz-2 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen Aladağlar Festivali kapsamında Ezinevit ve Karasay zirvelerine ilk tırmanışlarını gerçekleştirdiğini belirtti.

Karagöl’ü görmek için bölgeye gelen Ören, Aladağlar’ın dağcılığa başlamak için etkileyici bir rota olduğunu ifade etti.

Ören, Aladağlar’ı Türkiye’nin en etkileyici dağlık alanlarından biri olarak gördüğünü söyledi.

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi Öğretmenliği 3. sınıf öğrencisi Mustafa Kemal Ünaldı ise üniversite yıllarında tanıştığı dağcılığın hayatında önemli bir yer edindiğini belirtti.

Aladağlar’a birçok kez geldiğini aktaran Ünaldı, bölgeyi yalnızca bir dağ silsilesi olarak görmediğini ifade ederek, “Aladağlar insanın sabrını sınayan ve kendi sınırlarını keşfetmesini sağlayan bir dağcılık okulu” değerlendirmesinde bulundu.

Ünaldı, Aladağlar’ın kendisini farklı bir dünyanın içine çektiğini ve sınırlarını keşfetmesine yardımcı olduğunu belirterek, bölgenin Türkiye’de dağcılık denildiğinde akla gelen başlıca merkezlerden biri olduğunu söyledi.

Kaynak: AA