Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisi hızla artıyor
-
sosyal medya 13 yaş altına sosyal medya düzenlemesi tbmm nöhü niğde ömer halisdemir üniversitesi facebook instagram youtube x twitter
Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkileri, son yıllarda giderek daha fazla tartışılmaya başlandı.
Özellikle 13 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımının sınırlanması için meclise önerge sunulması, bu sorunun ciddiyetini gözler önüne seriyor.
Niğde Anadolu Haber’e konuşan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rehberlik ve Danışmanlık Öğretim Üyesi Doçent Doktor İzzet Parmaksız, sosyal medya yüzünden çocukların kaygı ve stres yaşadığını kaydetti.
TBMM’DE GÜNDEME GELDİ
Son yıllarda sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri giderek daha fazla tartışılmaya başlandı. Özellikle, 13 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımı ile ilgili artan endişeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gündeme geldi. Sosyal medyanın, çocukların psikolojik ve sosyal gelişimleri üzerinde yaratabileceği olumsuz etkilerin önüne geçilmesi amacıyla, bu yaş grubunun sosyal medya kullanımının sınırlanması için bir önerge sunuldu.
“CİDDİ BİR KAYGI, STRES YÜKLEMESİ OLABİLİYOR”
Sosyal medyanın, çocuk psikolojisi üzerindeki etkisini anlatan Doç. Dr. İzzet Parmaksız, çocuk psikolojisini genel olarak olumsuz etkilediğine değindi.
İzzet Parmaksız, “Sosyal medya çocukların psikolojisini genel olarak olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Çünkü sosyal medyadaki örnekler sosyal medyadaki yanlış kıyaslamalar çocuklarda ciddi düzeyde benlik saygısını düşürüyor. Benlik saygısı düşmüş çocuksa kendisini daima daha iyisiyle kıyaslama daima daha iyisi olma endişesi taşıyor. Bu nedenle ciddi bir kaygı, stres yüklemesi olabiliyor. Bunun dışında yanlış uygulamalar, yanlış örnekler Bir de birçok yanlışı doğru olarak öğrenme riski barındıran bir ortam olduğu için de yanlış olduğunu düşünüyorum.” dedi.

“EBEVEYNİLER DİKKATLİ OLMALI”
Doç. Dr. İzzet Parmaksız, ebeveynlerin çocuklar üzerindeki tutumlarına dikkat çekti.
Parmaksız,“Bu uygulamadan sonra çocuklar üzerindeki sınırlamanın etkisi daha çok ebeveynlerin tutumlarıyla iyi olabileceğini düşünüyorum. Ebeveynler çocukları serbest bıraktıktan sonra, bazı teknolojik uygulamalarla yasak delinebiliyor. Üniversiteler, belediyeler, valilikler ve Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın aile programları kapsamında geliştireceği stratejiler ile devletimizin hazırlayacağı kamu spotlarının bu konularda etkili olacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
“KATI YASAKLAR ÇÖZÜM DEĞİL”
İzzet Parmaksız, sosyal medya konusunda ailelerin çocuklarına katı yasaklar vermesinin çözüm olmadığını belirtti.
Parmaksız,“Ailelere bu konularda çocuklarına katı yasaklar değil de, daha çok bu uygulamaların kendilerine nasıl zarar verebileceği, hangi davranışlarına olumsuz etkide bulunduğuyla ilgili çocuklarına karşılarına alıp konuşmalarını öneriyorum. Katı yasakların bu gibi uygulamaları daha cazip hale getirebileceğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu.
“ÖĞRETMENLERE BU KONUDA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”
Öğretmenlerin bu konuda güçlü bir etkiye sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Parmaksız, öğretmen ve öğretmen adaylarının bilinçlenmesi hakkında uyardı.
Parmaksız,“Ben daha çok aile eğitimlerinin bu konuda etkili olabileceğini düşünüyorum. Özellikle bu konuda bilinmeyen doğrular var. Bunlarla ilgili kamu spotlarının çekilmesinin insanlarda farkındalık oluşturabileceğini düşünüyorum. Bir de üniversitelerde öğretmenlerin de bu konularda bilgilendirilmesi, öğretmen adayların bilinçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü öğretmenler bizim toplumumuzda en güçlü etkiye sahip insanlardır. Özellikle okul öncesi ve ilkokul düzeyinde verilebilecekleri bildirimler çocuklarımızın doğru davranışları elde etmesi kapsamında gerçekten etkili oluyor.“
Niğde haber / Niğde Son Dakika Haber / Niğde Anadolu Haber
Yorumlar (0)